|
|
Balın Geçmişi
Arının ve balın insanoğlu ile tanışıklığını bulmak için,binlerce yıl öncelere inmemiz gerekiyor.Mağara devrini yaşayan ilk insanlar,balın lezzetini tatmış olmalılar ki İspanya'da bir mağarada rastlanan resim bunun açık bir delilidir.O devrin insanının,kaba saba çizgilerle çizdiği figürde,sarp bir kayaya sazdan halatlarla tırmanan bir adam,kaya üzerinde bir delik ve etrafında uçuşan arılar,yan tarafında petekleri koyduğu sepetimsi bir kap vardır.Tarih öncesi çağlara ait olan bu figür bizi arının insanoğlu kadar eski olduğu kanısına götürmektedir. Daha inandırıcı izlere ulaşmak için bundan 3-4 bin yıl öncesine yaklaşmamız gerekiyor.Nitekim son yıllarda Mısır'da yapılan araştırmalar Firavunların mezarlarında bal bulunduğunu gösteriyor.Alınan belge niteliğindeki bilgilere göre bu ballar kristalize(donmuş)durumda fakat tadını ve besin değerini hiç kaybetmemişti.Eski Mısırlıların arıya ve bala büyük değer verdiklerini,diğer kaynaklardan da öğreniyoruz.Balı,ayinlerde,sofralarında ve tedavi amacıyla kullanan eski Mısırlılar,kovanlarını Nil'den faydalanarak bir yerden bir yere taşırlarmış.
|
|
|
BAL,PROPOLİS,POLEN VE KOZMETİK |
|
Cilt kırışıklıklarını engellemek ve daha güzel görünmek için doğal yöntemleri tercih edenler, ciltlerini kozmetik ürünlerin içerdiği zararlı kimyasallardan da korumuş oluyorlar.
Hızla geçip giden zamanın etkilerini en aza indirerek, güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyen bayanların, doğal güzellik ürünlerine ilgisi her geçen gün artıyor. Kozmetik ürünlerin, cep yakan fiyatları ve kimyasal karışım içeriklerinin beklenmeyen yan etkiler ortaya çıkarması gibi faktörler de, doğal güzellik yöntemlerinin popülaritesini artırıyor.
|
|
|